İskitlerin Atası Kimdir? İktidar, Güç ve Toplumsal Düzen Üzerine Bir Siyasal Analiz Güç ilişkileri ve toplumsal düzen üzerine kafa yoran bir siyaset bilimci, geçmişin derinliklerinden günümüze uzanan toplumsal yapıları incelemeyi sürdürüyor. Bu bağlamda, toplumların iktidar yapıları ve bu yapılar içindeki güç ilişkileri, yalnızca tarihsel bir perspektiften değil, aynı zamanda toplumların ideolojik, kültürel ve ekonomik bağlamlarındaki yerleriyle de ele alınmalıdır. İskitler, tarihsel olarak önemli bir rol oynamış, Orta Asya’dan gelen bu göçebe halkın toplumsal ve politik yapıları, bize güç ve iktidar ilişkileri hakkında önemli ipuçları verir. Peki, İskitlerin atası kimdir? Bu halk, toplumsal düzenin inşasında hangi dinamiklerle hareket etmiştir? İskitler: Göçebe…
12 YorumEtiket: ve
İpek Böcekçiliği Ne Kadar Kazandırır? Siyaset Bilimi Perspektifinden Bir Analiz Güç ilişkileri, toplumsal düzenin temellerinde yatan, bireyler ve kurumlar arasındaki etkileşimlerle şekillenen dinamiklerdir. Her toplum, bu ilişkiler çerçevesinde var olur; zenginlik, imkanlar ve fırsatlar da bu güç yapılarının etrafında kümelenir. İpek böcekçiliği, kırsal alanlarda geleneksel bir ekonomik faaliyet olarak, sadece ekonomik değil, aynı zamanda toplumsal ve siyasal ilişkiler açısından da anlamlıdır. Bu yazı, iktidarın, kurumların, ideolojilerin ve vatandaşlık haklarının ışığında ipek böcekçiliğini incelerken, aynı zamanda kadın ve erkeklerin toplumsal rollerine nasıl etki ettiğine dair farklı bakış açılarını da ele alacaktır. İpek Böcekçiliği ve Ekonomik Güç İlişkileri İpek böcekçiliği, küçük ölçekli…
18 YorumKasımpatı Evde mi, Balkonda mı? Çiçeğin Yaşam Alanını Doğru Seçmenin Bilimi ve Hikâyesi Sıcak Bir Merakla Başlayalım Küçük bir çocukken annemin pencere önünde büyüttüğü o mor ve sarı kasımpatılara hayranlıkla bakardım. Her sonbaharda aynı ritüel tekrar ederdi: Hava biraz serinleyince saksılar balkona taşınır, rüzgârda hafifçe sallanan çiçekler eve huzur getirirdi. O zamanlar anlam veremediğim bu basit eylem, aslında yılların deneyimine ve doğayla kurulan güçlü bir bağa dayanıyormuş. Bugün hâlâ en çok sorulan sorulardan biri şu: Kasımpatı evde mi yetiştirilmeli, yoksa balkonda mı? Bu soru yalnızca bir çiçek yetiştiriciliği meselesi değil; doğayla nasıl bir ilişki kurduğumuzun da göstergesi. Gelin, bu konuyu…
16 Yorum“Karekök ilk kim buldu?” Sorum şu: Bir keşfi tek bir kişiye indirgemek, bilginin kolektif doğasına haksızlık değil mi? Karekök, çivi yazılı tabletlerden bugünün kod editörlerine kadar uzanan bir yolculuk. Ben de bu yazıda, bir grup arkadaşa anlatır gibi; hem merakımızı hem de ufkumuzu büyüten o uzun hikâyeyi konuşmak istiyorum. Gelin, kökenlerden bugüne ve yarına köprü kurarken, aklımızdaki “ilk kimdi?” sorusunu birlikte sorgulayalım. Kısa cevap: Karekök tek bir kişinin buluşu değildir. Mezopotamya’daki Babilliler (özellikle √2’ye dair ünlü yaklaşım), Eski Mısır’ın pratik hesapları, Yunan geometrisi (Euclid), Hindistan’daki Aryabhata ve Brahmagupta’nın yöntemleri, Çin’in “Dokuz Bölüm” algoritmaları, İslam matematikçileri (el-Hârizmî vb.) ve Rönesans Avrupa’sı…
22 YorumKarboksilik Asit Tollens ile Tepkime Verir mi? Kimyanın Derinliklerine Yolculuk Bir laboratuvarın içinde, küçük bir deney tüpünde başlayan serüven bazen hayatın kendisine dair büyük dersler barındırır. Kimyaya gönül vermiş öğrencilerin ve meraklıların sık sık karşılaştığı sorulardan biri de işte bu türdendir: Karboksilik asit Tollens ile tepkime verir mi? Bu sorunun cevabını anlamak, yalnızca bir reaksiyon denklemini çözmekten ibaret değildir; aynı zamanda organik kimyanın temel mantığını kavramak anlamına gelir. Gelin birlikte bu kimyasal hikâyenin kapılarını aralayalım. Karboksilik Asit Nedir? Temel Taşlara Geri Dönelim Karboksilik asitler, organik kimyanın en yaygın ve en önemli fonksiyonel gruplarından biridir. Genel formülleri R–COOH şeklindedir ve yapılarında…
10 YorumJelatin Nasıl Yazılır? Farklı Bakış Açılarıyla Derinlemesine Bir Yolculuk Herkese merhaba! 🍃 Kelimelerin dünyasında küçük detaylar bazen büyük anlamlar taşır. Belki de birçoğumuzun mutfakta tatlı yaparken, ya da bir ürünün içeriğine bakarken karşılaştığı “jelatin” kelimesi, yazılışı konusunda zaman zaman kafaları karıştırabilir. Bugün sadece bu kelimenin doğru yazımını öğrenmekle kalmayacağız; aynı zamanda konuya farklı bakış açılarından yaklaşarak düşünce ufkumuzu da genişleteceğiz. Çünkü dil sadece harflerden ibaret değildir; kültür, toplumsal algı ve bireysel yaklaşımlarla şekillenir. Jelatin Nasıl Yazılır? Öncelikle temel bilgiyi verelim: “Jelatin” kelimesi Türk Dil Kurumu’na (TDK) göre küçük harfle ve bitişik yazılır. Doğru yazım: ✅ jelatin Yanlış örnekler: ❌ gelatin,…
14 YorumHudut Yok Ne Demek? Tarihsel Bir Bakış ve Toplumsal Dönüşümün İzleri Bir Tarihçinin Geçmişi Anlamaya Çalışırken Bugüne Bağ Kurma Çabası Geçmiş, sadece eski olayları hatırlamakla kalmaz, aynı zamanda bugüne dair pek çok ipucu sunar. Tarih, bazen bizim bugünkü yaşamımızı anlamamıza ışık tutar, bazen de toplumsal ve kültürel yapılar arasındaki paralellikleri keşfetmemize olanak sağlar. Her kelime, her deyim ya da atasözü, bir dönemin izlerini taşır. Bugün, “hudut yok” ifadesinin ne anlama geldiğini, tarihsel süreçte nasıl bir anlam kazandığını ve bu kavramın toplumsal yapıyı nasıl dönüştürdüğünü anlamaya çalışacağız. Hudutların kalktığı, sınırların belirsizleştiği bir dünyada, bu ifade ne anlama geliyor? İşte bunun cevabını…
6 Yorum“Kataraktı bekletmek, görme kaybını kader diye paketleyip günlük hayata teslim olmaktır.” Biraz sert konuşacağım: “Nasıl olsa ilerleyince ameliyat olurum” cümlesi kulağa sakin geliyor ama gerçekte pasif kalmanın bahanesi. Katarakt, zamanı geldiğinde “ben gidiyorum” diyen bir misafir değil; kapıyı kilitleyen ev sahibi. Bekledikçe sadece görme bulanıklığı artmıyor; gündelik hayat, bağımsızlık, hatta ameliyattan alacağınız sonuçlar bile teker teker eriyor. Peki gözde katarakt tedavi edilmezse ne olur? Şimdi tartışmanın canını acıtacak noktalarıyla ele alalım. Gözde Katarakt Tedavi Edilmezse Ne Olur? Kısa cevap: Görme keskinliği, kontrast algısı ve renk doygunluğu giderek düşer; gece sürüşü tehlikeye girer; okuma, ekran kullanımı ve yüz tanıma zorlaşır. Uzun…
8 YorumHilkat Garibesi: Antropolojik Bir Perspektifle Dil, Kimlik ve Ritüeller Üzerine Kültürlerin derinliklerine inmek, insanlık tarihini ve kimlikleri daha iyi anlamak isteyen bir antropolog için sonsuz bir keşif yolculuğudur. Her kültür, kendine has bir dil, ritüel, sembol ve toplumsal yapı ile şekillenir. Kültürlerin çeşitliliğini anlamak, bazen bize tanıdık gelen fakat farklı bir açıdan baktığımızda farklı bir anlam kazanan unsurlar sunar. Bu yazıda, “hilkat garibesi” gibi anlam yüklü bir terimi antropolojik bir bakış açısıyla inceleyeceğiz. Hilkat Garibesi: Anlamın Derinliklerine Yolculuk “Hilkat garibesi” Türkçede genellikle “doğa harikası” veya “yaratılış garibesi” anlamlarında kullanılan bir terimdir. Ancak, bu ifadeyi yalnızca dilsel bir çerçevede değil, toplumsal…
8 YorumHikmet Hangi Ayette Geçiyor? Psikolojik Bir Mercekten Bakış İnsan Davranışlarını Çözümlemeye Çalışan Bir Psikologun Meraklı Girişi İnsan davranışları, çoğu zaman görünenden daha derin anlamlar taşır. Birçok durumda, insanlar bilinçli olarak yapmadıkları şeyleri bile yapabiliyor ve bazen de kendileri için en doğru olanı bulma çabası içinde kayboluyorlar. Psikolojinin amacı, bu karmaşık dünyayı çözümlemek, bilinçaltımızda neler olup bittiğini anlamak ve içsel dengeyi nasıl kurabileceğimizi keşfetmektir. Bireylerin doğru kararlar almak için ihtiyaç duydukları rehberlik, bazen dış dünyadan gelir, bazen ise içsel bir ışık gibi onları yönlendirir. Bu ışığın kaynağı ise, bazen dini metinlerde ve öğretilerde saklıdır. Peki, hikmet nedir ve hangi ayette geçiyor?…
6 Yorum