İnvısıble Ne Demek? Toplumsal Cinsiyet, Çeşitlilik ve Sosyal Adalet Perspektifinden Bir İnceleme Her gün İstanbul sokaklarında, toplu taşımada, işyerinde gördüğümüz sahneler bazen içimizi sıkıştırır, bazen gözlerimizi açar. Kimileri görünürken kimileri neredeyse tamamen yokmuş gibi hissedilir. “İnvısıble” yani “görünmez” olmak, bu şehirde, bu dünyada, çoğu zaman bir kelimeden daha fazlasıdır. Bu yazıda “invısıble ne demek?” sorusunu toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet açısından inceleyecek, bu olguların nasıl bir araya geldiğine, farklı grupların ne şekilde bu “görünmezlik” deneyimini yaşadığına dair gözlemlerime yer vereceğim. İnvısıble: Görünmez Olmanın Gerçekliği İlk bakışta, “invısıble” yani görünmez olmak, fiziksel bir durum gibi algılanabilir. Ama bu, sadece fiziksel…
Yorum BırakBilgi Tadında Yazılar
Yüce Varlık Kültü Nedir? Yüce Varlık Kültü, felsefi ve teolojik anlamda insanın kendisinden üstün, olağanüstü veya kudretli bir varlıkla olan ilişkisini tanımlar. Ancak, bu kültün temeli, her bireyin ve toplumun bu “yüce varlık” ile ilişki kurma biçiminde farklılıklar göstermektedir. Yüce Varlık Kültü, bir yandan bir inanç biçimi, bir yandan da bir yaşam tarzı olabilir. Bütün bu tanımlar ve yaklaşımlar arasında çeşitli bakış açıları yer alır. Peki, Yüce Varlık Kültü nedir ve nasıl anlaşılmalıdır? İsterseniz, bu kavramı daha derinlemesine inceleyelim. Yüce Varlık Kültü: Teolojik Bir Yaklaşım İçimdeki insan tarafı, Yüce Varlık Kültü’nün ilk olarak din ve inanç bağlamında düşündüğünü söylüyor. Zira,…
Yorum BırakKadavra Nedir? Kültürler Arasında Bir Yolculuk Farklı toplumların yaşam, ölüm ve kimlik anlayışlarını keşfetmeye meraklı bir gözle bakarken, karşıma sıkça kadavra kavramı çıkıyor. Kadavra nedir nerede kullanılır? kültürel görelilik bağlamında bu soruyu sormak, sadece tıp veya bilimsel araştırmalarla sınırlı kalmayıp, ritüeller, semboller ve toplumsal yapılar üzerinden insan deneyimini anlamaya çalışmak anlamına geliyor. Kadavra, bir beden olarak ölü insanın tıbbi veya eğitimsel amaçlarla kullanılmasıdır; ancak antropolojik perspektifle ele alındığında, onun anlamı ve işlevi toplumdan topluma dramatik biçimde değişir. Ritüeller ve Kadavra Kullanımı Kadavralar, sadece tıp laboratuvarlarının soğuk masalarında değil, birçok kültürde ritüel ve inanç pratiklerinde de yer alır. Örneğin Papua Yeni…
Yorum BırakSuluboya Kağıdının Hangi Yüzü Kullanılır? Bir sabah, kahvemi alırken birden aklıma geldi: Suluboya kağıdının hangi yüzü kullanılır? Bu soru bana, ilk suluboya denemelerimde olduğu gibi oldukça masum ama aynı zamanda kafa karıştırıcı bir soru gibi gelmişti. Hani bazen bir şeyin doğrusunu öğrenmeden önce, o doğruyu ararken ne kadar da fazla yanılgıya düşebiliyorsunuz, değil mi? Her şeyin bir “yüzü” var mı, yoksa sadece kağıdın kendisinde bir fark mı var diye düşünmek. Benim için bu, sadece kağıt ve fırça ile değil, bazen de hayatla ilgili bir şeyleri çözmeye çalışmak gibi. O yüzden soruyu sormadan edemedim: Suluboya kağıdının hangi yüzü kullanılır? Bunu merak…
Yorum BırakSağlık Ocağı Gluten Testi Yapar mı? Gluten, günümüzde birçok kişinin sağlığını doğrudan etkileyen bir konu haline gelmişken, “sağlık ocağı gluten testi yapar mı?” sorusu, pek çok kişi tarafından merak edilen bir konu olmuştur. Türkiye’deki sağlık sisteminde bu testlerin yapılabilirliği, erişilebilirliği ve tıbbi gerekliliği konusunda çeşitli farklı bakış açıları bulunuyor. Bu yazıda, hem bilimsel hem de insani bir perspektiften konuya yaklaşarak, sağlık ocaklarında gluten testi yapılıp yapılmadığını tartışacağız. İçimdeki Mühendis Böyle Diyor: “Mantık Çerçevesinde Bakalım!” İlk olarak, analitik bir bakış açısıyla yaklaşalım. İçimdeki mühendis, durumu daha mantıklı bir şekilde ele almak ister. Sağlık ocağı, devletin sağlık hizmetlerinin temel birimlerinden biridir ve…
Yorum BırakNöroloji Hangi Bölüme Bakar? Nöroloji, beyinden omuriliğe kadar uzanan sinir sisteminin hastalıklarıyla ilgilenen bir tıp dalıdır. Sinir sistemi vücudumuzun “ana iletişim ağı” gibidir ve her an tüm organlarımıza bilgi gönderir. Yani, beynin düşünmemizi, hissetmemizi, hareket etmemizi, hatta hayatta kalmamızı sağlaması gibi büyük bir sorumluluğu vardır. Nöroloji de tam olarak bu devreyi korumak, bozuklukları tespit etmek ve tedavi etmekle ilgilenir. Sinir sistemi hastalıkları hakkında hepimiz bir şeyler duymuşuzdur: felç, Alzheimer, Parkinson, baş ağrıları, migren gibi… Ancak bu hastalıkların her birinin nasıl meydana geldiğini ve nörolojinin bu hastalıklarla nasıl ilgilendiğini pek fazla kimse bilmez. İşte burada devreye giren nöroloji, “ne, neden ve…
Yorum BırakEmmi Hangi Yöreye Aittir? Toplumsal Cinsiyet, Çeşitlilik ve Sosyal Adalet Açısından Bir İnceleme İstanbul’da, sabahları işe giderken metrobüste, akşamları ise sokaklarda yürürken, sürekli bir gözlem yaparım. İnsanlar, farklı dillerde konuşur, birbirlerinden farklı kıyafetler giyer, farklı bakış açılarıyla dünyayı görürler. Ama bir şey de var ki; her şehirde, her kültürde bir dil vardır ve bu dil bazen sadece kelimelerle sınırlı değildir, bir anlam taşıyan ve bazen de önyargıların, beklentilerin ve kültürel kodların sıkıştırıldığı bir yaşam biçimiyle karşımıza çıkar. Bir kelime veya ifade, bir kültürün derinliklerinden gelirken, başka bir topluluk için aynı anlamda farklı bir alt metin taşıyabilir. İstanbul’da, birine “Emmi” diye…
Yorum BırakItrî: Müziğin Felsefi İzinde Bir Yolculuk Gözlerinizi kapatın ve hayatın karmaşasında bir melodi hayal edin: her notası, insanın etik seçimlerini, bilgi arayışını ve varoluşunu hatırlatan bir yankı gibi çalıyor. Itrî’yi anarken, sadece Osmanlı müziğinin değil, felsefenin de derinliklerine dokunan bir figürle karşı karşıyayız. Bu yazıda, Itrî’nin ün kazandığı alanı etik, epistemoloji ve ontoloji perspektiflerinden inceleyerek, modern tartışmalarla harmanlanmış bir felsefi yolculuğa çıkacağız. İnsani Başlangıç: Etik, Bilgi ve Varoluş Üzerine Bir Soru Bir melodi, sadece kulağa hoş gelmekle kalmaz; aynı zamanda ruhun derinliklerine dokunur. Peki bir sanatçı, yarattığı eserle insanlara nasıl bir etik sorumluluk yükler? Itrî’nin eserleri, Osmanlı döneminde sadece müzik…
Yorum Bırakİstifa Nedenleri ve Edebiyatın Aynasındaki Yansımaları Edebiyat, insan ruhunun derinliklerini ve toplumsal ilişkilerin görünmez iplerini çözümleyen bir aynadır. Metinler aracılığıyla aktarılan anlatılar, sadece karakterlerin değil, okuyucunun da içsel dünyasını dönüştürme gücüne sahiptir. İstifa kavramı, sıradan bir işten çekilmenin ötesinde, bireyin içsel çatışmalarını, özgürlük arzusunu ve varoluşsal kaygılarını simgeleyen bir edebi tema olarak ele alınabilir. Semboller ve anlatı teknikleri, karakterlerin iş yaşamında yaşadığı çelişkileri, umutsuzlukları ve arayışları görünür kılar; böylece okuyucu kendi hayatına dair yansımalar bulur. İstifa ve Anlatı Perspektifleri İstifa, klasik anlatılarda genellikle karakterin içsel dönüşümü ile paralel bir şekilde ilerler. Örneğin, Dostoyevski’nin karakterleri, toplumun beklentileri ve kendi ahlaki pusulaları…
Yorum BırakGemiyi İlk Önce Kim Terk Eder? Küresel ve Yerel Perspektiften Bir Bakış Gemiyi ilk önce kim terk eder? sorusu aslında çok derin ve sembolik bir anlam taşıyor. Küresel ve yerel düzeyde farklı anlamlar ve bakış açılarıyla ele alınabilecek bir konu. Sadece bir felaket anında, bir kriz sırasında gemiyi terk etmekten bahsetmiyoruz; aslında bu soru insan ilişkileri, toplumların değişim süreçleri, bireysel sorumluluk ve kaçış gibi çok farklı boyutları kapsıyor. Hem global dünyayı hem de yerel bir ülke olarak Türkiye’yi ele alarak, bu soruya bir bakış açısı geliştirmeye çalışalım. Gemiyi İlk Terk Eden Kimdir? Küresel Perspektifte Bir Yorum Bir felaket anı, özellikle…
Yorum Bırak