Zan Etmek: Gerçekten Ne Kadar Güvenebilirsiniz? Hepimizin bir zamanlar birine “zan ettim” dediğini hatırlıyoruz. Ama gerçekten ne demek bu? Zan etmek, bir konuda bir yargıya varmak ama kesin bir bilgiye dayanmamak demektir. Ancak bu tanım, kelimenin tam anlamıyla bir noktaya işaret ederken, insanların zihninde çok daha karmaşık, belki de daha tehlikeli bir yer edinmiş olabilir. Zan etmek, doğrudan doğruluğu şüpheli bir karar alma biçimi ve çoğu zaman yanlış anlaşılmalara, önyargılara ve hatta adaletsizliklere yol açar. Ancak, günlük hayatta hepimiz, bazen farkında olmadan, bazen de tercihen, bu “güvensiz” yolu seçeriz. Bu durumda ortaya çıkan sorular şunlar olabilir: Zan ettiğimizde, gerçekten bir…
14 YorumEtiket: bir
“Rikabdar Ağa” Ne Demek? Saray Ritüelinin Görkemli Unvanı, Görünmeyen Emek Söze sert gireceğim: “Rikabdar ağa” gibi unvanlar, bugün hâlâ zihnimizi görkemle büyülerken, gücün kapısında bekleyen sessiz emeği görünmez kılıyor. Padişahın bir ayağını üzengiye, öbürünü imparatorluğun kalbine bastığı o anı düşünün; tarihin manşetinde padişah var, ama sahnenin sürekliliğini sağlayan kişi çoğu zaman rikabdar. Peki bu unvanın ardında ne var; devlet aklı mı, protokol tiyatrosu mu, yoksa her ikisi mi? İşte tartışmanın tam yeri burası. Tanımın Ötesi: Üzengiyi Tutmak, Protokolü Taşımak “Rikâbdar” kelimesi sözlükte basit: “atın üzengisini tutan kişi.” Terim olaraksa efendisi ata binerken üzengiyi tutan, eyer ve koşum gibi takımları muhafaza…
8 YorumGIPTA Kaç Lot? Öğrenmenin Dönüştürücü Gücü ve Yatırım Yapmanın Bilgeliği Bir Eğitimcinin Gözünden: Öğrenmenin Gücü Her bir öğrencinin hayatında dönüm noktaları vardır. Öğrenme süreci, insanın hayatını yalnızca bilgisel anlamda değil, aynı zamanda düşünsel ve duygusal anlamda da dönüştürme potansiyeline sahiptir. Öğrenmek, insanın yalnızca yeni bilgiler edinmesi değil, aynı zamanda kendini keşfetmesi, çevresini anlaması ve topluma katkı sağlayacak bir birey haline gelmesidir. Bir eğitimci olarak, bu sürecin her aşamasını görmek ve öğrencilerimin her birinin kendi öğrenme yolculuğunda ne gibi derinlikler keşfettiğini gözlemlemek, beni en çok tatmin eden deneyimlerimden biridir. Bu yazı, öğrenmenin dönüştürücü gücünü ve bunun finansal anlamda nasıl bir etkisi…
14 YorumBir Sohbetin İçinden Doğan Merak: Havan Menzili Ne Kadar? Bazen hayatın akışı içinde basit bir merak, hiç ummadığınız bir sohbetin kapısını aralar. O akşam, dostane bir masanın etrafında otururken, hava serin, çay sıcak, konuşmalar ise derindi. İşte tam o sırada biri sordu: “Havan menzili ne kadar?” Bu soru, yalnızca teknik bir bilgi isteği değildi. Bir yanda çözüm odaklı ve stratejik yaklaşımıyla erkeklerin dünyasını temsil eden Ahmet vardı. Diğer yanda ise empatik, insan ilişkilerini önemseyen bakışıyla Elif. Ve onların diyaloğu, bu konuyu bir bilgiden öte, bir hikâyeye dönüştürdü. — Stratejik Zihinlerin Sorusu Ahmet, askeri tarih ve strateji meraklısıydı. Onun için havan…
14 YorumGerger Nereye Bağlıdır? Antropolojik Bir Perspektiften Bir antropolog olarak kültürlerin çeşitliliği beni her zaman büyülemiştir. Her bölge, her toplum kendi ritüelleri, sembolleri, topluluk yapıları ve kimlikleriyle kendine özgü bir hikaye anlatır. Bu hikayeler bazen birbirine ne kadar yakın olsa da, bazen de belirgin bir şekilde farklıdır. Antropolojik bir bakış açısıyla, bir yerin ya da toplumun nereye bağlı olduğuna bakmak, yalnızca coğrafi ya da idari bir soruya değil, aynı zamanda bir kimlik, kültür ve sosyal yapının neye, kime ve nasıl bağlı olduğunu anlamaya yönelik derin bir keşfe çıkar. Bugün, Gerger’in nereye bağlı olduğuna dair bu soruya daha geniş bir perspektiften yaklaşmak…
10 YorumHamsin’den Sonra Ne Gelir? Mevsimlerin Sessiz Dönüşümüne Küresel ve Yerel Bir Bakış Bazı sorular, cevabından çok düşündürdükleriyle güzeldir. “Hamsin’den sonra ne gelir?” işte onlardan biri. Kışın son direnişini temsil eden Hamsin geçip gittiğinde, doğa da, insan da derin bir nefes alır. Peki bu geçiş sadece takvimde mi yaşanır, yoksa kültürden kültüre farklı anlamlar mı taşır? Gelin, bu sorunun peşinden gidelim. Hamsin’in Ardından: Baharın İlk İşaretleri Bilimsel olarak, Hamsin’in ardından gelen dönem atmosferin dengeye kavuşmaya başladığı, sıcak-soğuk dengesinin yeniden kurulduğu bir evredir. Bu dönemde artık güneşin açısı yükselir, gündüzler uzar, toprak yavaş yavaş ısınmaya başlar. Türkiye’de bu süreç genellikle Mart sonu…
12 YorumDoN’T Breathe: Korku mu, Ahlaki Bir İkilem mi? Sinema, genellikle korku ve gerilimle beslenen bir anlatıdır. Ancak bu anlatılar, sadece korkuyu izlemekle kalmaz, aynı zamanda izleyiciye etik, epistemolojik ve ontolojik sorular sorar. DoN’T Breathe (2016) filmi, bu anlamda, yalnızca bir korku filmi olmanın ötesine geçer ve derin felsefi bir tartışma başlatır. Film, izleyiciyi korkutmanın yanı sıra, insan doğası, ahlaki değerler ve varlık üzerine düşünmeye teşvik eder. Bu yazıda, DoN’T Breathe filmini etik, epistemoloji ve ontoloji perspektifinden tartışarak, korkunun ötesindeki derin anlamları keşfedeceğiz. Epistemolojik Perspektif: Gerçeklik ve Algı Epistemoloji, bilginin doğası, kaynakları ve sınırları üzerine bir felsefi disiplindir. DoN’T Breathe filmi,…
12 YorumCool giyinmek ne demek? Ezber bozan bir yolculuk Cool giyinmek… Hepimizin aklında bir imge var: çabasız görünen ama ince ince düşünülmüş, dikkat çekmeye çalışmadan dikkat çeken o hâl. Benim için “cool”un kalp atışı, kıyafetin kendisinden önce hisse gelmesi. Gardıroptan değil, ritimden başlıyor. Arkadaşlarla kahvede otururken de, toplantıya dalarken de aynısın; kıyafet seni bağırttırmıyor, senin adına sakin sakin konuşuyor. Peki bu hissi nasıl yakalarız? Köklerine bakalım, bugüne yansımalarına bakalım, gelecekte nereye evrileceğini tartışalım. Cool’un kökenleri: Sakinliğin stili “Cool” kelimesi sadece “serin” demek değil; caz müziğin o sakin, ölçülü nefesinden, 50’lerin sinemasındaki kayıtsız bakışlardan, alt kültürlerin otoriteye karşı “ben böyleyim” direnişinden geliyor.…
8 YorumAnkara’ya Gidince Ne Yapılır? Felsefi Bir Yaklaşım Giriş: Bir Şehir ve İnsan Deneyimi Bir filozof olarak, her şehir, birer düşünsel mekân olarak algılanabilir. Her bir sokak, her bir anıt, her bir meydan, birer düşünce biçimi olarak kentteki toplumsal yapının, kültürel kimliğin ve bireysel varoluşun izlerini taşır. Şehirler sadece fiziksel alanlar değil, aynı zamanda insan deneyiminin şekillendiği, kültürel ve toplumsal normların inşa edildiği yerlerdir. Ankara gibi bir şehirde bulunmak, yalnızca bir seyahatten öte, bir varlık deneyimi, bir düşünsel keşif olabilir. Peki, Ankara’ya gidince ne yapılır? Bu soruyu, felsefi bir bakış açısıyla ele almak, şehri sadece bir gezi noktası olarak değil, bireyin…
8 YorumToz Ol Ne Demek? Ekonomik Perspektiften Bir İnceleme Ekonomi, kaynakların sınırlılığı ve insanların bu kaynakları nasıl dağıtacağı üzerindeki sürekli bir denge arayışıdır. Bu basit ama derin anlayış, her bir kararın gerisinde bir seçim olduğunu, her seçimde ise kayıp ve kazançların birbirini takip ettiğini gösterir. Ekonomistlerin gözünden bakıldığında, toplumsal refah, piyasa dinamikleri ve bireysel kararlar arasındaki etkileşim, aslında pek çok eylemin “sonuçlarının” ne kadar belirleyici olduğunu ortaya koyar. Ancak, bugün karşımıza çıkan “toz ol” ifadesi, yalnızca gündelik dilde değil, ekonomi bağlamında da farklı anlamlar taşıyabilir. Bu yazıda, “toz ol” teriminin ekonomik açıdan ne anlama geldiğini, piyasa dinamikleri, bireysel kararlar ve toplumsal…
14 Yorum