Arbitraj Helal Mi?: Felsefi Bir Yaklaşım Bir zamanlar bir köyde, bir grup tüccar arasında hararetli bir tartışma yaşanıyordu. Bir tüccar, diğerine yaptığı yatırımın “helal” olup olmadığını sorguluyor, diğerleri ise ticaretin doğasında olan bu tür fırsatları değerlendirme hakkının kendi ellerinde olduğunu savunuyordu. Tartışma o kadar büyüdü ki, köyün bilge kişisi bile bu durumu sadece etik ve dini açıdan değil, insanın doğası, bilgi edinme biçimi ve gerçeği kavrayışı üzerinden değerlendirmeye karar verdi. Ticaretin doğası, fırsatlar ve riskler üzerine yapılan felsefi düşünceler, tarihin derinliklerinden günümüze kadar uzanır. Bugün, “arbitraj” kavramı etrafında dönen bu tartışmalar, sadece ekonomiyle sınırlı değil, aynı zamanda insanın etik, epistemolojik…
Yorum BırakKategori: Makaleler
Şah Kendisine Şah Çeken Taşı “Yiyebilir mi?” — Bir Psikolojik Mercek İnsan davranışlarının karmaşıklığını düşündüğümde aklıma ilginç bir metafor geliyor: satrançtaki şah, kendisine şah çeken taşı yiyebilir mi? Bu soru salt bir satranç kuralı değil; bilişsel çatışmalar, duygusal tepkiler ve sosyal etkileşim içinde kendi kararlarımızı nasıl aldığımızla ilgili bir yansıma olabilir. Bir karar anında, “tehdit” gibi görünen seçeneklere karşı nasıl davranıyoruz? Mantığın soğuk hesaplarını mı yoksa duyguların sıcak etkilerini mi takip ediyoruz? Bu yazıda bu metaforu psikolojinin bilişsel, duygusal ve sosyal boyutlarıyla incelerken, alandaki güncel araştırmalardan örnekler de bulacaksınız. Okurken kendi içsel süreçlerinizi de sorgulama fırsatı yakalayacaksınız. Bilişsel Psikoloji: Algı,…
Yorum BırakŞafak Söktü Yine Sunam Uyanmaz Yazarı Kimdir? Ekonomik Bir Perspektiften Analiz Kaynakların sınırlı olduğu bir dünyada, her kararın bir maliyeti vardır. Bir ekonomist olarak, seçimlerin sadece bireyler için değil, toplumsal düzeyde de derin etkiler yarattığını gözlemlemek, aslında her gün karşılaştığımız bir gerçektir. Özellikle kültür, sanat ve edebiyat gibi alanlarda da kararlar, tıpkı ekonomik seçimler gibi, geleceği şekillendiren birer kıymetli kaynaktır. “Şafak Söktü Yine Sunam Uyanmaz” adlı eserin yazarı, bu anlamda sadece bir yazar değil, toplumsal değerler ve kaynakların nasıl yönlendirildiği üzerine önemli ipuçları verir. Bu yazı, eserin yazarı üzerinden edebiyatın ekonomik boyutunu analiz ederken, piyasa dinamikleri, bireysel kararlar ve toplumsal…
Yorum Bırakİdadinin Eş Anlamlısı Nedir? Tarihsel Bir Yolculuk Geçmişe Bir Bakış, Bugüne Bir Bağlantı Bir tarihçi olarak, geçmişi anlamadan bugünü doğru bir şekilde kavrayabilmenin oldukça zor olduğunu her zaman savunmuşumdur. Tarih sadece eski zamanların kronolojik bir sıralaması değil, aynı zamanda bugün yaşadığımız dünyayı şekillendiren, üzerinde iz bırakan bir yolculuktur. Bu bakış açısıyla, kelimelerin anlamlarını, toplumları nasıl etkilediğini ve hangi dönüşümlerin onları şekillendirdiğini anlamak da, bizim için çok kıymetli bir yer tutuyor. Özellikle Türkçedeki kelimelerin zaman içindeki evrimini incelediğimizde, bazı kelimelerin taşıdığı anlamların hem kendi tarihsel bağlamlarını hem de toplumsal dönüşüm süreçlerini yansıttığını görürüz. Bugün “idadi” kelimesiyle sıkça karşılaşıyoruz. Ancak, bu kelimenin…
Yorum BırakÖzgecilik: İnsan Doğasının Derinliklerinde Bir Yolculuk Bir insanın hayatta kalabilmesi için başkalarına yardım etme gerekliliği, insan doğasına dair en eski ve en temel sorulardan biri olmuştur. Özgecilik, bu sorunun etrafında dönen bir felsefi ve psikolojik kavramdır. Pek çok insan, yardımlaşmanın ve başkalarının iyiliğini gözetmenin sadece toplumsal değil, aynı zamanda bireysel bir zorunluluk olduğunu düşünür. Ancak, bu zorunluluk gerçekten doğamızda mı vardır? Yoksa insan, kendi çıkarlarını en üst düzeye çıkarmak amacıyla başkalarına yardım ediyormuş gibi mi görünmektedir? Bu tür sorular, hem etik hem epistemolojik hem de ontolojik perspektiflerden incelendiğinde daha da karmaşık hale gelir. İnsanların birbirlerine yardım etme motivasyonlarını anlayabilmek için,…
Yorum BırakÇağrımlarda Gevşeme Nedir? Kültürler Arası Bir Keşif Kültürler, insanlığın sonsuz çeşitliliğini ve yaratıcılığını yansıtan renkli bir mozaik gibidir. Her bir topluluk, kendine özgü değerler, normlar ve ritüellerle varlık gösterir; ancak bazen, diğer kültürlerin iç dünyalarına girmeye cesaret ettiğimizde, alışılmadık ve ilginç kavramlarla karşılaşırız. İşte “çağrımlarda gevşeme” de böyle bir kavramdır. İlk bakışta, belki de kulağa basit bir ifade gibi gelse de, bu kavram bir toplumun sosyal dinamiklerinden, kimlik oluşumlarına kadar birçok önemli süreci anlamamıza olanak tanır. Her kültür, farklı ritüeller, semboller ve sosyal yapılar aracılığıyla üyelerini şekillendirir. Bu süreçlerin çoğu, çağrımlarda gevşeme gibi pratiklerle doğrudan ilişkilidir. Toplumsal yapıları, ekonomik sistemleri…
Yorum BırakYaprak Güzeli Nasıl Sulanır? Toplumsal Cinsiyet, Çeşitlilik ve Sosyal Adalet Perspektifinden Bir Bakış Yaprak güzeli, zarif yaprakları ve titiz bakımıyla ünlü bir ev bitkisi. Ancak “Yaprak güzeli nasıl sulanır?” sorusu sadece bitkisel bakımda değil, toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet perspektifinden de farklı anlamlar taşır. İstanbul gibi büyük ve dinamik bir şehirde yaşayan biri olarak, sokakta, toplu taşımada ve işyerinde karşılaştığım her şey, bu basit sorunun çok daha derin anlamlar taşıdığını fark etmeme yol açtı. Yaprak Güzeli ve Cinsiyet Rolleri Toplumsal cinsiyet rolleri, bireylerin yaprak güzeli gibi bir bitkiyi nasıl sulayacakları konusunda bile etkili olabilir. Mesela, İstanbul’un farklı semtlerinde, kadınlar…
Yorum BırakTelefonda Pusula Nasıl Bulunur? Kaybolan Yolda Bir Yol Arkadaşı Kayseri’nin dar sokaklarında yürürken, bazen bir adımın ötesinde ne olduğunu görmek zorlaşır. Özellikle o gün, o sabah, içimde bir şeyler eksikti. Üzerimdeki yükü, sırtımda bir taş gibi hissettim. Başımı kaldırıp, güneşin ne kadar parlak olduğunu fark ettim. Ama ne kadar parlak olsa da, bir eksiklik vardı; yolumun sonu görünmüyordu. Saat 3’te, içimde bir huzursuzlukla, kaybolmuş gibi hissettim. Hani bir şeyler ararken, o şeyi bulamıyorsun da bir süre sonra kaybolmuş gibi hissediyorsun ya, işte öyleydi. Telefona baktım, yalnızca bir kaç mesaj ve sosyal medya bildirimleri vardı. Ama benim ihtiyacım olan başka bir…
Yorum BırakSelin Ne Demek TDK? İyi mi, Kötü mü? Bugün size, belki de hayatımızda çokça duyduğumuz ama tam olarak ne anlama geldiğini düşündüğümüzde kafamızın karıştığı bir kelimeden bahsedeceğim: Selin. Evet, TDK’de Selin ne demek? Bu isim birçok kişiye tanıdık gelir, çünkü günümüzde oldukça popüler bir isim haline geldi. Ama işin içine dil bilimi girince işler biraz değişiyor. Bu yazıda, Selin’in anlamına dair TDK’nin açıklamalarını ele alacağım. İster bu ismi çok seviyor olun, ister duyduğunda burnunuzun direği sızlasın, hem güçlü hem de zayıf yönlerini sorgulamak gerektiğini düşünüyorum. Hadi, gelin Selin’i TDK üzerinden birlikte sorgulayalım. Selin Ne Demek? TDK’deki Tanımına Bir Göz Atalım…
Yorum BırakTrafikte 30, sadece bir hız sınırından ibaret değil; aslında toplumun zaman içinde nasıl evrildiğini, güvenlik anlayışını ve toplumsal düzeni koruma biçimlerini anlatan bir simge. Bu kadar basit bir işaretin arkasında, zamanın ruhunu ve teknolojinin gelişimini anlamamıza yardımcı olabilecek derin bir tarihsel anlatı yatıyor. Trafik kurallarına bakmak, yalnızca bir yasa metnine göz atmak değil; aynı zamanda toplumsal normların ve değerlerin nasıl şekillendiğini anlamak için bir pencere açmak demektir. Trafikte 30: Bir Dönemin İfadesi Trafik Kurallarının Doğuşu: Modernleşme ve İlk Adımlar Trafik kurallarının, özellikle hız sınırlarının ortaya çıkışı, 19. yüzyılın sonlarına doğru başlamıştır. Motorlu taşıtların ilk kez yaygınlaşmaya başlaması, toplumsal hayatı ve…
Yorum Bırak